Bir Kırşehirli ayakkabı almak için mağazaya gitmiş. Denediği ve beğendiği ayakkabılardan birisinin ayağını sıktığını söylemiş. Mağaza sahibi de:
-Bir hafta sonra açılır, demiş. Kırşehirli:
-İyi o zaman, ben bir hafta sonra gelip alayım, demiş.
Papağan ve kadın
Kategori: (Kadın - Erkek Fıkraları) Yazan: admin, 10-05-2009
Kadının biri bir petshop a gider ve :
- “Bir papağan almak istiyorum”.
der.Mehmet ismindeki petshop sahibi :
- “Hanımefendi elimde bir tane papağan kaldı fakat bu papağan çok küfürbaz almak istemezsiniz sanırım”.
Bir papağan sahibi olmak isteyen kadın :
- “Hayır almak istiyorum”.
der ve papağını alır. Evine geldiğinde bir bakar ki gerçekten papağan kadını her eve geldiğinde :
- “Hoşgeldin o***pu”.
diyerek karşılar. Buna dayanamayan kadın papağanı alır ve petshopa geri götürür.
- “Mehmet bey bu papağan gerçekten çok terbiyesiz. Her eve geldiğimde beni hoşgeldin o***pu diyerek selamlıyor ve ben buna dayanamıyorum. Papağını geri getirdim ve paramı geri istiyorum”.
Fakat o anda paraya ihtiyacı olan Mehmet bey :
- “Hanımefendi merak etmeyin birkaç gün bana bırakın ben terbiye edeyim daha sonra gelin alın…”
Kadın inanmayarak da olsa “tamam” der ve gider. Mehmet papağanı alır ve bir çaydanlık su kaynatır.
- “Ne diyeceksin lan kadın eve geldiğinde?”
diye sorar papağana.Papağan da :
- “Hoşgeldin o***pu diycem.”
der. Bunun üstüne papağanın kafasını kaynar suyun içine sokar ve tekrar sorar.Papağan yine aynı yanıtı verir. Bir olur , iki olur ve papağan işkenceye dayanamaz
- “Hoşgeldiniz hanımefendi diycem”
der. Ertesi gün kadın gelir ve Mehmet bey kadına papağanı terbiye ettiğini söyler. Kadın bunu kontrol etmek istediğini söyler ve papağana sorular sormaya başlar.
- “Ben eve geldiğimde bana ne diyeceksin?”
- “Hoşgeldiniz hanımefendi”
diyeceğim der papağan. Kadın çok şaşırır ama emin olmak için devam eder.
- “Peki yanımda bir kız arkadaşımı getirirsem ne diyeceksin?”
- “Hoşgeldiniz hanımefendiler”
diyeceğim.
- “Peki yanımda bir erkek arkadaşımı getirirsem ne diyeceksin?”
- “Hoşgeldiniz beyfendi”
diycem. Peki yanımda iki üç erkek arkadaşımı getirirsem ne diyeceksin?” Papağan biraz duraksar ve cevap verir :
- “Oğlum Mehmet suyu kaynat bu karı harbi o***pu!!!”
12 yaşındaki bir cocuk tecavüz sucundan hakim karşısına cıkmış avukat cocuğun savunmasını göstererek yapıyor. hakim bey bu daha bir cocuk bakın demiş ve cocuğun organını göstermiş eliyle tutarak aşapı yukarı sallamış: ufakcıcık bunun neresiyle tecavüz edecek demiş ve fazla dayanamayan cocuk hemen avukatın kulagına egilmiş ve avukat hanım biraz daha oynarsanız mahkemeyi kaybedeceğiz:…….
Nasıl yağmur nasıl fırtına, adam bir taksiye el kaldırır, taksi durur.. Adam gideceği yeri söyleyince, taksici kızarak “ohoo orası çok yakın alamam seni” der ve gazlar gider.. Adam çok bozulur ama sonra bir sekilde evine gitmeyi başarır.. Ertesi gün şans eseri bir bakar ki, dün geceki taksici, evinin önündeki taksi durağındadır ve üçüncü sıradadır.. Hemen plan yapar ve ilk taksi söförüne yanaşır:
- Ataköye kaça götürürsün ?”
- 5 milyon
- Sana 20 milyon veririm ama bir kere verirsin.
- Hadi be sapık mısın, defol.. Adam bu cevabı alınca ikinci sıradaki taksiye yanaşır
- Ataköye kaça götürürsün ?
- 5 milyon
- Sana 20 milyon veririm ama bana bir kere verirsin
- vay sapıkkk vayy defol sıra üçüncü taksiciye yani bizim taksiciye gelmistir.. Adam yanaşır:
- Ataköye kaça götürürsün ?
- 5 milyon
- Peki sana 20 milyon veririm ama bir sartım var
- Nedir ?
- Giderken diğer taksicilere el sallıyacaksın
- Ayıbettin abi tabii…
Gencin Dramı
Kategori: (Kişisel:)) Yazan: admin, 10-05-2009
Bir genç bir gün yanında bi kızla eve gelir;
- ”Anneeee Babaaaaa işte evleneceğim kadını sizle tanıştırmaya geldim”.
Neyse aile işte konuşur, kahveler içilir. Gencin babası oğlunu bir kenara çeker ve oğluna gizli gizli bir şeyler söyler;
- ”Oğlum annen beni yatakta hiçbir zaman mutlu edemedi ben de mutluluğu başka kadınlarda aradım. İşte bu kızı tanıyorum o senin kardeşin”.
Çocuk bunu duyunca şoka girer ve yıkılır.
Neyse aradan biraz süre geçer ve tekrar bir kızla eve gelir ve yine aynı tanışma faslı…
Ve baba yine oğlunu kenara çeker o kızın da kardeşi olduğunu söyler.
çocuk artık hem bıkmış ve hayata küsmüş bir şekilde annesine gider ve bütün olayları anlatır.
Annesi’de şöyle cevap verir;
- ”Oğlum sen onun dediklerine kafanı takma, o senin gerçek baban değil”.
Beşiktaş
Kategori: (Spor Fıkraları) Yazan: admin, 10-05-2009
Beşiktaş ekibi maç saatine yakın stada girerler.. stada takımdan ayrı gelen Sergen, takımın motivasonunun çok düşük olduğunu görür, suratlar asıktır,
- Ne oldu neden yüzünüz gülmüyor
diye sorar.
Takım arkadaşlarından biri,
- Ne olsun böyle bir takımla oynamak zorunda kaldığımız için
canımız sıkkın,
der..
Bunun üzerine Sergen:
- Pekala çocuklar, hadi siz gidin kadıköy’ü gezin, ben tek başıma
sahaya çıkar oynarım,
der..
Ve takım çocuklar gibi sevinerek stattan çıkıp Kadıköyü gezmeye giderler.. Maç başladıktan 10 dk sonra Beşiktaş takımı stada döner, skor; Beşiktaş 1 - Fenerbahçe 0.. e tabi bu durumda daha da bir keyiflenirler ve tekrar dışarı çıkar gezmeye başlarlar..
Maç bittikten sonra stada döndüklerinde, maçın 1-1 bittiğini görürler, FB
adına Ortega, 85. dakikada bir gol atmıştır.. Takım arkadaşları hemen
Sergen’e koşarlar ve onu coşkuyla tebrik ederler..
Ama Sergen üzgündür.
- Özür dilerim arkadaşlar, sizi mahçup ettim,
der.
- Olur mu öyle şey,
der Beşiktaş takımı,
- Sen koskoca bir takımla tek başına oynayıp yenilmedin, daha ne olsun..
- Ama,
der Sergen, 12. dakikada kırmızı kart görmüş olmam gerçekten benim
için utanç vericiydi.
Gülen Eşşek
Kategori: (Nam-ı Kemal Fıkraları) Yazan: admin, 10-05-2009
Deli olduğu söylenen bir padişah ferman salmış dört bir yana.
-”Eşeğimi güldürene bin altın vereceğim” diye. Ülkenin her köşesinden adaylar gelmiş uğraşmışlar, didinmişler ama bir türlü eşeği güldürmeyi başaramamışlar. En sonunda Nam-ı Kemal gelmiş eşeğin kulağına bir şeyler fısıldamış. Eşek başlamış kahkahalarla gülmeye. Nam-ı Kemal almış bin altını dönmüş evine. Eşek günler, haftalar hatta aylar geçtiği halde hala kahkahalarla gülmekteymiş. En sonunda padişah bir ferman daha yayınlatmış:
-”Eşeğimi ağlatana ikibin altın” diye. Yine ülkenin dört bir tarafından adaylar gelmiş ama eşeği bir türlü ağlatamamışlar. En sonunda Nam-ı Kemal gelmiş.
- Bizi eşekle yalnız bırakın, demiş. Ahırda geçen 1-2 dakikadan sonra eşek bağıra bağıra ağlamaya başlamış. Padişah ikibin altını verirken önce güldürmek, daha sonra ağlatmak için ne yaptığını sormuş. Cevap şöyle olmuş:
- İlk gelişimde eşeğe “Benimki seninkinden büyük” dedim, eşek gülmeye başladı. İkinci gelişimde ise çıkartıp gösterdim…
Kuşum
Kategori: (Temel Fıkraları) Yazan: admin, 10-05-2009
Fadime kumar oynuyormuş. Temel de arada sırada gidip soruyormuş:
- Nasıl gidiyor kanaryam?
- Kaybediyorum.
Bir müddet sonra yine:
- Nasıl gidiyor güvercinim?
- Kaybediyorum
Bu konuşma bülbülüm, serçem diye devam edince Cemal sormuş,
- Neden karına hep kuş isimleriyle hitap ediyorsun?
- Bu kadar kişinin içinde kuş beyinli diyemem ya! diye fısıldamış Temel.
Ne yer ne içer?
Kategori: (Nasreddin Hoca Fıkraları) Yazan: admin, 20-12-2007
Nasrettin Hoca, bir köyde vaaz veriyormuş. Laf arasında Hazreti İsa nin göğün dördüncü katında olduğunu söylemiş…
Vaazdan sonra, bir kadın Hoca ya yanaşmış :
-Hazreti İsa, orada ne yer, ne içer ?, demiş.
Hoca nin tepesi atmış :
-Ey hatun, köyünüze geleli şunca zaman oldu, benim ne yiyip, içtiğimi sormazsın da, Allah ın peygamberini sorarsın!
Tesbih
Kategori: (Nasreddin Hoca Fıkraları) Yazan: admin, 20-12-2007
Bir gun Hoca, yol ustu bir hana inmis. Nuh Nebi den mi kalmis, Kaalubela dan mi? Her ne ise.. Her tarafi delik desik olmus; adeta cokmeye bir basi kalmis. Hoca nin yuregine bir korkudur dusmus ama, ne desin? Nihayet bir soz arasinda:
“Yahu, bu senin tavan da ne kadar gicirdiyor be, besik mi mubarek!” diyecek olmus ama, hanci baba hic orali olmamis; sozu sakaya bogarak;
“Agzini hayra ac Hoca, bu gicirti besik gicirtisi degil; tavan tahtalari Hak ka tesbih cekiyor!” demis.
Hoca nin kozu kullenirmi? Gozlerini hancinin gozune dikerek;
“Peki ama, demis; ya bu tavan boyle tesbih ceke ceke aska gelip de secdeye kapanirsa, bizim halimiz nice olacak!”
